Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız. Gizlilik Politikası ve KVKK
Söyleşi |İlker Ertuğrul - CDS

Söyleşi |İlker Ertuğrul - CDS

"Yapı Kataloğu | 8x8 Mimar & Malzeme Serisi” konseptiyle mimarlarla yaptığımız söyleşinin konuğu CDS Mimarlık kurucusu İlker Ertuğrul. Keyifli okumalar dileriz.

MİMAR

Tüm çalışmalarınızı tanımlayabilecek vazgeçilmez bir yaklaşımınız var mı?

CDS'nin en önemli yaklaşımı, proje tasarım sürecinde kendisini ana tasarımcı olarak görmeyip kullanıcıyı da tasarımın öznesi olarak sürecin içerisine alır. Her adımda işverene tasarımın sebep - sonuç ilişkisi anlatılır. Bu sayede tasarımda kullanılan her bir öğenin teknik verilere dayalı gerekçeleri sunulur. Eğer alternatifler varsa mutlaka işveren bu alternatiflerin avantajları ve dezavantajları konusunda detaylı olarak bilgilendirilir ve seçim işverene bırakılır. Her projede ayrı ayrı olmak üzere, her mekan tasarımı öncekilerin yeniden yorumlanması ya da benzerinin yapılması şeklinde değil tamamen yeni bir mekânsal deneyim olarak ele alınır. İster özel ister tüzel kişi olsun, bu mekansal deneyim işverenle birlikte yaşanır.

Dolayısıyla CDS'nin sloganı şu şekilde oluşmuştur: We design your spatial experiences, "together"...

(Mekansal deneyimlerinizi "Birlikte" tasarlıyoruz...)

Sizi en çok tatmin eden projeniz hangisi oldu?

CDS'nin bütün projeleri oldukça özgün bir yapıdadır. Her biri bulunduğu yerin iklimine, kimliğine, sosyal yapısına uygun olarak ele alınır. Projelerin o yere ait olması, bulunduğu yer olan kent yada kırın bir parçası olması hedeflenir. Dolayısıyla da her projenin tatmin edici ayrı yönleri vardır. Ancak gerek akademik açıdan güçlü, gerekse de en fazla emek verilerek olgunlaştırılan iki proje söylenebilir: Adana, Sucuzade Kentsel Projesi ile Etiyopya Bahir Dar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi projeleridir.

Mimarlık tarihinin ikonik projeleri arasında, "Bunu ben tasarlamış olmalıydım!" dediğiniz, tasarım anlayışınızı yansıtan ve size ilham veren proje olarak hangisini söyleyebilirsiniz?

Elbette ki, mimarlık tarihinin uzun sürecinde her dönem kendi içerisinde ikonik projelerini çıkarmıştır. Ancak mimarlığın tarihinde miladın öncesine gitmezsek, yakın dönemde, örneğin Hayati Tabanlıoğlu'nun AKM'si benim dilimde bir yapı olabilirdi. Ancak o yapı da kendi döneminin özgünlüğünü taşıyor. O yapıyı bu yıl ben yapmış olsaydım maalesef özgün bir yapı tasarlamış sayılmazdım. Bülent Özer, Eklektisizmi en iyi tanımlayan Mimarlık Tarihçisi olmuştur. Onu her meslektaşımın okumasını dilerdim.

Mesleki hayatınızdaki en büyük motivasyon kaynağınız nedir?

Mesleğimizdeki her proje bizim için yeni bir okul döneminin heyecanı gibidir. Örneğin ortaöğretimi bitirmiş ve yaz tatilinden çıkmışsınızdır ve lisenin 1.sınıfına başlamışsınızdır... Ya da Lisenin 2. yılı bitmiş 3. yılına geçmişsinizdir... Her yeni bir dönem, her bir öğretim yılı yeni bilgilere, yeni deneyimlere açılan bir kapıdır. Yeni heyecanlardır. İşte bir her bir projeye, o yepyeni heyecanı taşırız. Projenin başlangıcında araştırırız, öğreniriz, analiz ederiz. Sonra analizlerimizi sentezleriz. Sentezlerimizi değerlendiririz, gerekirse yeni sentezler kurarız. Sonuçta elde ettiğimiz proje aslında bir teoridir, onu ispatlamaya çalışırız; sunarız, savunuruz... Ve tüm paydaşların değerlendirmesine sunarız. Her proje bizim için bir makale olur. Bu çalışmalardan daha büyük motivasyon olamaz.

Tasarım ruhunuzu besleyen, mimari omurganızı sağlamlaştıran sanat dalları neler?

Tüm ekibimiz için bu sorunun cevabı farklıdır. Kimi arkadaşımız illüstratördür aynı zamanda, kimisi el sanatları alanında çalışmalar yapar. Bu sorunun cevabı cds ekibi içerisinde farklılıklar gösterir elbette ancak cds'nin kurucuları için bu sorunun cevabı fotoğrafçılık olabilir. Bu konuda ayrı eğitimleri, yarışmalara katılımları ve fotoğrafçılık çalışmaları vardır. Vizörden bakmak, derinlik ayarlamaları kapmak, farklı noktalara odaklanmak, sanırım mimari tasarım sürecimize doğrudan etki ediyor. İki boyutlu çizgilerden üçüncü boyutu algılamayı ve hatta algının ötesinde yaşamayı kolaylaştırıyor. Zaten sanırım mimarlığın temelinde bu yatıyor: Henüz kağıt üzerinde yatan bir projeyi yaşamak ve yaşadığını çizimle, görselle gerek işverenine gerek inşaat ekiplerine aksettirmek... Biz bunun çok faydasını görüyoruz.

Mimari kimliğinizi 3 kelime ile açıklayacak olsanız, bunlar ne olurdu?

Critical - Design - Studio.

Zaten o üç kelime bizim bizatihi kimliğimiz.

Critical, çünkü her projeye farklı bir gözle bakmaya çalışırız, hiçbir tabu ya da kabul edilmiş gerçek, araştırmadan, analiz etmeden, yeni bakış açıları geliştirmeden, doğrudan genel doğrumuz olamaz. Eleştirel Düşünce ruhumuzun önemli bir aynasıdır.

Design, çünkü biz yalnızca mimari alanla sınırlı değiliz. Kentsel tasarım, peyzaj, iç mimari, mobilya tasarımına kadar mekanı ilgilendiren her tasarım disiplinini bünyemizde bir araya getiriyor ve bunun gücünü kullanıyoruz. Dolayısıyla bütüncül bir tasarım organizasyonuna sahibiz. Multidisipliner yapımız kimliğimizin önemli bir aynasıdır.

Studio, çünkü biz bir ofis değiliz. Çalışma saatleri belli olan, masa başı mesai biçiminde bir çalışma kültürümüz yoktur. Biz bir atölyeyiz. Projeleri atöyle içerisinde simule ederiz, geliştiririz. Yaratırız. Çalışırız. Planlarız, Olmaz baştan yaparız. Tamir ederiz. Sürekli işleriz. Dokuruz... Beton döker, fırçayla boya yaparız işlerimiz üzerinde. Dolayısıyla bir plazanın üst katlarında manzara izlemeyiz. Biz sokak katında, sokağa dokunan bir tasarım imalathanesiyiz. Yerde olmak, hayatın içinde olmak içimizdeki heyecanın önemli bir aynasıdır.

Çalışma biçiminizi / alışkanlıklarınızı anlatacak bir şarkı seçecek olsanız bu hangisi olurdu?

İşte bu da cevabı çeşitli olabilecek bir soru. Çünkü bu sorunun cevabı projenin neresinde, haftanın hangi gününde ve günün hangi saatinde olduğumuza göre değişkenlik gösterir. Hoparlörlerimizden kimi zaman Gaye Su Akyol "İstikrarlı Hayal Hakikattir" der, kimi zaman Zeki Müren "Beklerim yolunu, aylar boyunca"... Kimi zaman James Blake "Limit To your Love", kimi zaman Kraftwerk "Das Model... Bazen de sadece "Doğa İçin Çal"arız...

Inner G Aile Aktivite Merkezi

MALZEME

Evet mi? Hayır mı?

Bugüne kadar malzeme seçeneklerinin sınırlı olduğu bir tasarımla karşılaştınız mı? HAYIR

Her malzeme her tarz mekânda kullanılabilir mi? EVET

Malzemenin modası olur mu? EVET

Tasarımlarınızda karbon ayak izi düşük ve çevre dostu malzemeleri kullanıyor musunuz? EVET

Yeni nesil malzemeler / yapım teknikleri içinde en ilginizi çekenler hangileri?

Endüstiyel kaba yapı malzemelerinin ince yapı ve dekorasyon malzemesi olarak kullanılması...

Yapı malzemelerinin teknolojiden her zamankinden daha çok beslendiği bir dönemde yaşıyoruz. Sizce bu durumun ne gibi artıları ve eksileri var? Teknolojinin getirileri, insanın doğal malzemelere olan yakınlığını yenebilir mi?

Akılcı olan ve kavramsal yaklaşımı doğadan ayrılmamak olan malzeme ve üreticileri sayesinde böyle bir korkuya kapılmamıza gerek kalmayacaktır.

Mimarlık okullarında öğrencilerin malzeme bilinç ve birikimini artırmak adına önerileriniz nelerdir?

Elbette mimarlık eğitiminin fakülte binalarının içine hapsolmaması. Mimarlık eğitimi sürekli kente, proje alanlarına, malzeme üreten fabrikalarda malzemelere bîzatihi dokunarak olmalıdır.

Türkiye'deki mimarlık ofislerini uluslararası ölçekte nasıl konumlandırıyorsunuz?

Elbette ki bu konuda çok başarılı ekipler var. Ülkemizin doğal koşullarından ötürü ayaklara takılan prangalar olmasa, çok daha büyük başarı ve üne ulaşabilecek kapasitedelerken maalesef ülke puanı nedeniyle erişemiyorlar.

Elinizin sürekli gittiği, farklı yönlerini keşfetmekten keyif aldığınız, onunla çalışırken kendinizi rahat ve güvende hissettiğiniz malzeme hangisi?

Radikalizm içimize işlemiş olmalı. Beton mesela şuan ötekileştirilen, kötümsenen bir malzeme oldukça bizde ilgi çekici oluyor. Oysa beton Roma döneminden beri en önemli yapı malzemelerimizden biri. Kötü olan onun kendisi değil, onun kullanımı, kentsel dağılımı... Oysa bizim kitap tutucularımız bile beton ile tasarlandı. Arkadaşlarımızın çok güzel beton kalemlikleri var. Beton, akılcı, kimyasal harikalar yaratabilen bir malzeme. O kadar ki son dönemde artık sıvayla kaplanmıyor, doğrudan brüt kullanılıyor.

Projelerinizde “asla kullanmam” dediğiniz malzeme nedir?

Asla, "asla" demedik :)

2021’in tasarım ve malzeme trendleri sizce nasıl olacak?

İçinde bulunduğumuz dönem, 2020 yılı çok fazla gelişime ve yeni trendler yaratmaya açık bir dönem olamadı pandemik gerekçelerle. Bu soruyu belki daha sonraki yıllar için sorabiliriz, onu da bekleyip göreceğiz sanırım...