Yeni Nesil 4 İnşaat Malzemesi

Yeni Nesil 4 İnşaat Malzemesi

Giderek daha fazla sürdürülebilirliğe odaklanarak büyüyen inşaat pazarı, inovasyon için mükemmel bir ortam yaratıyor.>

Bu süreçte tüketiciler ve işletmeler enerji maliyetlerine dikkat ederken, birçoğu inşaat projelerini olumlu bir örnek oluşturma açısından fırsat olarak görüyor. Bu nedenle, araştırmacılar daha çevre dostu olan ve aynı zamanda selefleri kadar etkili olan bina çözümleri bulmak için çabalıyorlar.

Aşağıda, yeni nesil yapı malzemelerinin önünü açan en heyecan verici yeniliklerden dördü yer alıyor.

1) Sıcaklık Kontrolü için Kendi Kendini Düzenleyen Malzemeler

İç ortam iklim kontrolü her zaman zorlu olmuştur. Ne kadar büyük bir alan inşa ediyorsanız, duvarın diğer tarafındaki doğal elementlere karşı mücadele koşullarınız da o kadar azalır. Doğru yalıtım kısmen fayda sağlasa da dış ortam sıcaklıkları dalgalandıkça bina sakinleri kaçınılmaz olarak iç mekan koşullarını değiştirmeye zorlanır. Bu da ciddi enerji faturaları ortaya çıkarabilir.

İyi haber, çözüm burnumuzun dibinde! Araştırmacılar, organizmaların şeker içeriği seviyesinden sıcaklığa kadar her şey için dengeyi nasıl koruyabildiğini yakından inceliyorlar. Biyoloji, şaşırtıcı bir şekilde temel biyokimyasal reaksiyonlar yoluyla, çoğu canlının dış koşullardan bağımsız olarak iç sıcaklıklarını düzenlemesine olanak tanıyor. Üstelik bu durum sadece karmaşık organizmalar için geçerli değil; en ilkel olanların bile en azından ısı düzenlemek için yetenekleri bulunuyor.  

Peki bu yapı malzemeleri için ne anlama geliyor? Esasen, bilim adamları binalarda doğal olarak yapabileceğimiz şeyleri taklit etmeye çalışıyorlar; bunlardan biri de çevre koşullarına göre kendi kendini düzenleme. Bu alandaki erken prototipler, dış sıcaklığa etkili bir şekilde yanıt veren kendi kendini düzenleyen jeller şeklinde üretiliyor. Başka bir deyişle bu prototipler, koşullar soğuk olduğunda ısıtmak ve doğru sıcaklık aralığındayken pasif kalmak üzere tasarlanıyorlar. Araştırmacılar bunun binanızı ultra duyarlı ve verimli bir termostatta sarmalamak gibi olduğunu söylüyor.

2) Sürdürülebilir Beton ve Tuğla

Beton bir dünyada yaşıyoruz ve elbette bunun dezavantajları var: Beton üretim süreci kirli ve çok büyük miktarda karbon yayan bir süreç. Betonun güçlü, ancak kalıcı olmaması nedeniyle zaman içinde daha da fazla üretilmesi, bu sorunun şiddetini de artırıyor. 

Araştırmacıların son yıllarda keşfettikleri bir çözüm, sürdürülebilir beton kavramı oldu. Bu da esas olarak, organik, yenilenebilir malzemelerden yapılmış beton anlamına geliyor. Örneğin, kum ve taş bileşenlerinden oluşturulanın yerini tutacak, çeltik kabuğu külü kullanılarak etkili bir beton formu üretiliyor. Dahası, çeltik kabuğu külünden ortaya çıkan son ürün geleneksel betondan daha güçlü olduğundan fazla kullanmak zorunda da değilsiniz.

Benzer şekilde, üreticiler yeni tuğla yapımı teknikleri ve malzemeleri de kullanıyorlar. Dikkat çekici bir materyal kilin yerini alacak inek gübresi. Ayrıca bir inşaatçıya çevre dostu olduğu konusunda güvenilirlik sağlamak, akıllı bir yatırım olabilir. İnek gübresinden yapılma tuğlaların kil karşılıklarından daha hafif ve daha güçlü olması da cabası.

3) Hafif Kompozitler

Kompozitler son yıllarda daha fazla ve daha iyi sebeplerle kullanılmaya başlandı. İnanılmaz etkili ve esnek olacak şekilde üretilebilen yeni nesil kompozitler ise daha hafif hale getirilecek ve muhtemelen organik elementlerden oluşacaktır.

Buna ilginç bir örnek tavuk tüylerinden yapılan panolardır. Kullanılmadığı takdirde atık olacak tüyler ve geleneksel çimento sıkıştırılarak yapılan bu panolar, araştırmacılara göre son derece hafif ve doğal olarak termit-itici bir malzeme olarak da dikkat çekiyor. Aynı zamanda diğer kompozit malzemelere göre daha az yanıcı olan bu örnek, organik materyalleri geleneksel yapı malzemelerine dahil etmenin yollarını aramaya devam eden araştırmacılar için de sadece bir başlangıç.

4) Organik İzolasyon

Bu makalenin başında belirtildiği gibi, yalıtım, iç ortam iklimlendirme kontrolü için kurtarıcı çözüm. Ancak yalıtım tipik olarak etkili olmakla birlikte, çevre dostu olmak konusunda kötü bir reputasyona sahip. Bu yönde bazı yöntemlerin, insanlar için ciddi olumsuz etkileri olduğu gösterilmiş durumda ve çoğu, güvenli ve temiz bir sisteme sahip değil. 

Geleneksel yalıtımın kötü namını yenmek için, inşaatçılar giderek sürdürülebilir, etkili ve çoğu zaman geri dönüştürülebilir olan organik alternatiflere yöneliyor. Örneğin, araştırmacılar, bazı tarımsal yan ürünlerle birleştirildiğinde bağlayıcı görevi gören miselyumlarından faydalanmak için mantar üretebilmişlerdir ki bunlar her türlü ortamda yapısal olarak sert kalmakla birlikte, inanılmaz derecede etkilidir ve bir yapı malzemesi olarak çok yönlüdür.

Benzer şekilde, faydası sadece giyim sektöründe bilinen koyun yünü de yenilenebilir ve etkili bir yalıtım malzemesi olarak kullanılabiliyor. Koyun yününün ek avantajlarından biri de yerleştirilmesi ve geri dönüştürülmesinin oldukça kolay olması. 

_____________________________________________________________

Bu yazı https://www.buildings.com/buzz/buildings-buzz/entryid/470/4-next-generation-building-materials- adresindeki makaleden derlenmiştir.