Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız. Gizlilik Politikası ve KVKK
Mimari Açıdan Sağlık Yapıları

Mimari Açıdan Sağlık Yapıları

Sağlık yapıları her çeşit kullanıcıya hizmet veren bir grupta yer alır. Bu çeşitlilik belli bir aşamaya kadar tasarımcıyı, kullanıcıya ve yönetmeliklere bağlı kılar.

Bu durum tasarımın bazı aşamalarında tasarımcının belli noktalardaki yorumlarıyla renklenir. Her tasarımcı böylece kendi çizgisinde farklı bir anlayışı rehber edinir. Bu farklılıkları buluşturan bir diğer özellik de sağlık yapılarındaki işleyiştir.

İhtiyaca yönelik ve fonksiyonel bir tasarım anlayışının gerekliliği, günümüz ihtiyaçları sonucunda daha da çok hissedilir durumda. Çoğunluğa hitap eden sağlık yapıları; Covid-19 ile birlikte birçok yapıda olduğu gibi kullanım biçiminde belli değişimlere uğradı. Bu değişimler işlevin ihtiyacı karşılayamamasından doğdu diyebiliriz. Mevcut durumu idare edemeyecek kullanımlar yeni çözüm yolları aramaya teşvik etti.

Yapının işleyişindeki aksaklıklara klima örneği verilebilir. Klimalar çalışma prensibi gereği virüsün yayılım hızına negatif bir etki oluşturmaktadır. Havalandırma sorunu klima ile çözülmüş yapılarda virüs bulaşma riskini daha çok arttırması sonucu klima kullanımının azaldığı söylenebilir.

Peki klimaların kapatılması yayılım riskini ne ölçüde azalttı?

Havalandırma sorununu çözen klimalar kalkınca tekrar gündeme gelen havalandırma problemi nasıl çözül(dü)ecek gibi sorular gündemde daha çok yer edindi.

Klimalar Covid-19 ile birlikte hastanelerdeki hijyen sorununu daha da tetikledi. Bu ve benzeri sebepler temizlik ve sosyal mesafe konusunu bir adım daha öne çıkardı. Bazı hijyenik bölümlerin steril olması kararı alındı. Hijyen şartı da her yerde aranır oldu. Bu ihtiyaçlar sonucunda doğal havalandırmanın, gün ışığının belki de en çok arandığı dönemlerden birini yaşıyoruz.

Kullanıcıyı mevcut bir sağlık yapısında bulunduğu süre zarfında teması en aza indirecek biçimde düzenlenmiş değişiklikler yapıldı. Temas sorunu gündemde olduğu sıralar yapılan araştırmalar sonucunda virüsün herhangi bir malzemede bulunma süreleri açıklandı. Açıklanan veriler tasarımda, malzeme seçiminde hijyen meselesini ön planda tutan seçimler yapmaya yöneltti. Fakat tasarımcının bu seçimlerini yönetmelikler el verdiği sürece yapabildiğini hatırlatmak gerekir. Tasarımı şekillendiren birincil referansların öncelikle yangın yönetmeliğinden sağlanması gerekir. Dolayısıyla malzeme seçiminde de belirtilen yönetmelik önceliklidir. Bu yönetmelikte hastaneler orta tehlike sınıfında yer alıyor. Herhangi bir sağlık yapısı bu grubun yapısal gerekliliklerini karşılamak zorundadır. Tasarımcılar önceliği olan yönetmeliğe uyduğu sürece tasarımlarında günümüzün söz konusu problemlerine çözüm olacak nitelikteki malzemeleri kullanabilirler.

----

Zeynep ÖRÜM

Zeynep ÖRÜM, Gaziantep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 4.sınıf öğrencisi. Örüm, mimarlığı nefes alan canlı bir oluşum olarak görüyor, mimarlığın binlerce hücreden meydana geldiği varsayıldığında her uğraşısının sonucunda yeni hücreler keşfediyor. Mimarlığın bir yaşam biçimi olduğuna, sadece binaları değil içerisinde yaşayan insanların yaşamlarını da şekillendirdiğini düşünen Örüm’ün ilgi odağı yenilenme ve iyileştirme süreçleri. Bu konuda Türkiye’de kısmen doğru bulmadığı çözümlerden biri olan “kentsel dönüşüm” üzerine kafa yoruyor.