Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız. Gizlilik Politikası ve KVKK
Bir Ara Kesit Olarak Meşrebiye

Bir Ara Kesit Olarak Meşrebiye

Pencere, duvar ya da bir ara kesit olarak Meşrebiye, ilk olarak Mısır’da kullanılmaya başlanmış ve çoğunlukla İslam mimarisinde kendine yer etmiş bir yüzey elemanı olarak tanımlanabilir.

Görünmeden dışarıya bakmak, evin içinin dışarıdan görünmesini önlemek için yapılan aynı zamanda doğal hava sirkülasyonunu sağlayan bir pencere çeşididir. Üç boyutlu geometrisi ve ahşaba dantel gibi işlenmiş görüntüsüyle, meşrebiye adıyla bilinen pencere ve cumba kafesi sanatı, Arap sanatının simgesel biçimi halini almıştır.

Meşrebiye bakışın penceresi değil, ışığın penceresidir, zira pencerenin ışığa kafesle kazandırdığı varlık ancak evin içinde somutlaşır. Duvarlar ışığın gösteri yaptığı bir sahneye dönüşür. Yoğun bir filtreden geçiyormuş gibi pencereden içeriye süzülen ışığın pencere kafesinden iç mekana vurmasıyla yarattığı desen, gün ışığıyla birlikte değişerek odada yavaş yavaş gezinir. Işık iç mekanda günün saatlerinin ritmiyle birlikte rotasında ilerler. Işığın özü ortaya çıkar.

Günün her anında farklı bir biçim alan bu formun modernize edilmiş örnekleri, ışığın ve ahşabın masalsı buluşmasına günümüzde de tanıklık etmemizi sağlıyor.

--

Kaynakça: Floransa ve Bağdat-Hans Belting, Hayri Esmer, Archdaily, Agi-Architects