3. Adana Mimarlık Festivali “kurmaca” Temasıyla 15–17 Ekim 2026 Tarihleri Arasında Adana Müzesi’nde Düzenlenecek!
Günümüz mimarlık disiplini etrafında kesintisiz bir etkileşim kurmak amacıyla, ulusal mimarlık ortamının önde gelen seslerini her yıl bir araya getiren Adana Mimarlık Festivali, önceki iki edisyonunda; Türkiye’nin çağdaş mimarlığını şekillendiren mimarları, eğitimcileri ve alanında uzman isimleri buluşturdu.
Bu yıl festivalin küratörlüğünü üstlenen Nilüfer Kozikoğlu, ana temayı “kurmaca” olarak belirledi. Festivalde hem mimarlar ve hem de mimarlığın oyun alanındaki diğer aktörler “yapı ve malzeme hikâyeleri”ni paylaşacak; atölyeler, sergiler ve enstalasyonlar da mimarlığın kendi gerçeği ile yaşanan yapısal dünyanın kurmacasını yansıtacak.
Festivalin küratoryal metni bu yılın temasını şöyle açıklıyor:
“Mimarlık tarihi yapı yapma pratiğinin kopyalar ve tekrarlarla olan sınavının örnekleri ile dolu. Yapay zekâ ile daha da belirginleşen bu çetin oyunda aslında kazanan da kaybeden de aynı hamlelerle hareket ediyor. Kopya nasıl birebir olduğunda bağlamını yitirirse, yersiz tekrarlar da zihinleri katılaştırır. Oysa üretken zihin için adaptasyon, transfigürasyon, yansıtma, kompozisyon gibi sayısız türetme ve biçimlendirme metotları var.
Yapı hikâyeleri bağlam kurar. Bugünün diliyle bu ‘bağlam mühendisliği’ taştan, camdan, ahşaptan ve kim bilir hangi katışık malzemeden dizme, germe, dökme, örme pratikleri bugün robotlarla da olsa bir ustalığın bağlamını, sonra insanların yerdeğiştirmeleri, değiş-tokuşları ile şekillenen kentin bağlamını ve ardından coğrafyanın kucaklayıcı örtüsünü betimler.
Böylesi karmaşık düzen mimarı korkutmaz; içinde yaşar, ve içinden üretir. İşte ‘kurmaca’ çocukların oynadığı bloklarla olduğu gibi deneme yanılmalara ve hayalgücüne davettir. Mimarı mühendise yaklaştırıp ayıran, sanatçılığını ortaya çıkaran, bilim ve ticaret arasında mimarlıklar içinde kendisini bulduran iç sesine kulak vermeye davet.”
Kentin merkezindeki endüstriyel miras yapı kompleksi Adana Müzesi, festivalin üç günlük programına yalnızca bir mekân değil, aynı zamanda güçlü bir bağlam sunacak. Endüstriyel geçmişin izleri ile bölgenin binlerce yıllık arkeolojik birikiminin yan yana geldiği bu özgün ortam, festivalin farklı dönemleri, disiplinleri ve üretim biçimlerini buluşturan kurgusunun temelini oluşturuyor. Türkiye’den ve yurt dışından mimar, tasarımcı, sanatçı ve farklı disiplinlerden isimlerin katılımıyla festival, Adana’da üç gün boyunca yeni karşılaşmalara, tartışmalara ve üretimlere sahne olacak.
Festival programı, Türkiye mimarlık ortamının önemli isimlerini aynı çatı altında buluştururken, mimarlığı kendi sınırları içinde tanımlamak yerine daha geniş bir kültürel bağlamda tartışmaya açacak. Mimarlığın yanı sıra edebiyat, sanat ve arkeoloji alanlarından isimlerin de yer alacağı program, farklı disiplinler arasında doğrudan bir diyalog kurmayı hedefliyor. Üç gün boyunca gerçekleşecek konuşmaların yanı sıra atölyeler, enstalasyonlar ve sponsorların katkılarıyla hazırlanan özel çalışmalar da festivalin parçası olacak. Böylece Adana Mimarlık Festivali, izleyicinin yalnızca dinlediği değil, karşılaştığı, deneyimlediği ve üretimin parçası olduğu çok katmanlı bir festival deneyimi sunacak.
Ayrıca festival kapsamında davetli mimar ve sanatçıların “kurmaca kentler” imgeleri bir sergide toplanacak. Enstalasyonlardan biri ise Kambeton ile yürütülen prefabrik beton yapı elemanları ile kurulan oyuncu bir örüntü pavyon olacak, önünde çeşitli röportajlar gerçekleşecek. Genç mimarlarla Adana’ya ve müzeye dair çeşitli görsel üretimler, dijital deneyim performansları ve Adana için düzenlenen bir yarışma da festivale kurmaca ruhunu aşılayacak.