Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız. Gizlilik Politikası ve KVKK
Toz Boyalardaki Yenilikler Nasıl Kalıcı Bir Etki Yaratabilir?

Toz Boyalardaki Yenilikler Nasıl Kalıcı Bir Etki Yaratabilir?

Toz boya teknolojisi, nispeten kısa bir süre içerisinde uzun bir yol kat etti. Performans ve sürdürülebilirlik avantajlarının önemli olduğu pazarlarda, tercih edilen boyalar toz boyalardır.

Ancak herkes henüz ikna olmadı. Bu nedenle pazar ne ölçüde büyüyor? Büyümenin önündeki engeller nelerdir ve neden önemsemelisiniz? Toz boyalar alternatif çözümlere kıyasla nasıl ve bu tür karşılaştırmalar uygun mu? Yenilikleri ve gelecekteki ürün geliştirmelerini yönlendiren nedir? Toz boyalardaki bu tür yenilikler, yaratılan çevre sisteminde nasıl kalıcı bir miras bırakıyor.

Pazar

Önceki yıllarda olduğu gibi, küresel mimari toz pazarı GSYİH'nın biraz üzerinde büyümeye devam ediyor ve beklentiler bunun devam edeceği yönünde. Ancak büyüme sabit olmaktan uzaktır. Avrupa'da, pazar penetrasyonu yüksek ve belirli ülkeler - özellikle Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya toz boyanın önde gelen kullanıcıları olarak net bir trend oluşturuyor. Her türlü hava ve çevre koşulunda sunmak için her zamankinden daha dayanımlı ve hiper dayanımlı boyalar talep ediliyor. Kuzey Amerika'da, likit boyalar hala yoğun olarak toza tercih edilerek kullanılmaktadır ve bu nedenle toz boyalar için hızlı gelişim fırsatları devam etmektedir.

Ancak en büyük fırsat, genel olarak Asya'da ve özellikle Çin’dedir, pazarın 2021'de büyüyeceği tahmin edilmektedir. Bu durum, pazarın hali hazırdaki büyüklüğünden kaynaklanmaktadır. İnşaat talebi şaşırtıcı bir hızla artıyor: Dünyada yapılan inşaatların neredeyse yarısı önümüzdeki on yılda Çin'de gerçekleşecek¹ ve ülke zaten her yıl 2 milyar m2 (22 milyar f2) zemin alanı inşa etmektedir. Bu her 12 ayda bir "yeni bir Londra" inşa etmeye eşdeğer.

Toz Boyalar ve Çevre

Toz boyaların getirdiği avantajlar iyi bilinmektedir ve esas olarak bir sürdürülebilirlik mesajının merkezinde yer alır. Toz boyalar Uçucu Organik Bileşikler (VOC) içermez, bu da onlara belirgin bir farklılık noktası ve artan çevre bilincinin olduğu bir çağda benzersiz bir satış avantajı sağlar. Ayrıca %99 oranında yüksek bir malzeme kullanım oranına sahiptirler ve herhangi bir gereksiz toz püskürtme geri dönüştürülebilir, böylece israf en aza indirilir.

EPD² çalışmaları ürünlerin yaşam döngüsü çevresel etkilerini karşılaştırarak,mimarları ve şartname uzmanlarını LEED sertifikası³ gereklilikleri konusunda destekler, aynı zamanda toz boya üretim sürecinin yalnızca küçük bir karbon ayak izi bıraktığını kanıtlar. Buda detaylara odaklanan ve yaratımlarının her aşamasında sürdürülebilirlik inşa etmek isteyen mimarlar için önemlidir.

Çoğu mimar, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı inşa edilmiş yapılar yaratma konusunda hemfikirdir ancak segmentteki tek paydaş onlar değil. Uygulamacıların farklı öncelikleri vardır, üretim tutarlılığı, operasyon verimliliği ve fiyata odaklanırlar. Toz boya bu talepleri karşılama konusunda da öne çıkar.

Yeni nesil yüksek performanslı toz boya ürünleri, mimari tasarımları 30 yıla kadar koruyacak ve buna uygun performans garantileri ve endüstri sertifikaları sağlayacaktır. En dayanıklı ürünler - likit polyvinylidene difluoride (PVDF) kaplamalara benzer kimya kullanılan ürünler - AAMA2605 ve Qualicoat Class 3 dahil olmak üzere enyüksek küresel standartları karşılar.

Ayrıca, toz boyaların doğal ahşap, metal veya taşı doğru bir şekilde taklit etme ve yansıtma kabiliyeti, gerçek kaynakların kullanılmasına gerek olmadığı anlamına geldiği için başka bir çevresel fayda da sağlar.

30 Hudson Yards

30 Hudson Yards, New York Manhattan'ın Batı Yakası bölgesinde yükselen bir gökdelen. Binanın 101. kattan dışarıya uzanan üçgen bir seyir terası vardır. 335 metre yükseklikteki bu seyir terası, Mart 2020'de açıldı ve Batı Yarımküre'deki en yüksek ikinci açık hava seyir terasıdır. Bina, mimar Bill Pedersen tarafından tasarlanmıştır.

Petronas Towers

Petronas Towers, Malezya'nın Kuala Lumpur kentinde bulunan 88 katlı ikiz gökdelenler ve aynı zamanda Petronas İkiz Kuleleri olarak da bilinir. Kuleler, 1998-2004 yılları arasında dünyanın en yüksek binalarıydı ve hala Kuala Lumpur'daki en yüksek binalar olmaya devam ediyorlar. 41. ve 42. katlar arasında; ikinci kulenin seyir kısmı ve birinci kulenin seyir kısmıyla yine birinci kulede kulunan Malezya Petrol Klübünü birbirine bağlayan çift katlı bir köprü bulunur.

Dayanım, performans ve renk

Her kaplamanın iki temel amacı vardır;yüksek dış dayanım performansı göstermeli ve iyi bir estetik görünüm sağlamalıdır.

Toz boyalar her iki beklentiyi de karşılar. Toz boyalar sert yüzeyli kaplamalardır ve bir binayı kullanım ömrü boyunca korur. Ayrıca, bir mimarın kalıcı miras yaratmak için aradığı renk performansına ve yüzey efektlerine sahiptirler.

Parlaklık veya tekstürlerdeki küçük farklılıklar ile, daha yumuşak ve çok daha sıcak yüzeylere doğru bir trend mevcut. İlk bakışta nötr görünen ancak beton veya cam gibi tasarımın diğer unsurlarını tamamlayan ince bir etkiye sahip renkler de talep görüyor. Parlak, metalik renkler artık mümkün,hem de renk nüanslarına sahip nötr tonlarda ve hepsi de sürdürülebilir olmanın ek avantajıyla.

Toz boyanın daha iyi bir ürün haline gelmesine yardımcı olan belki de tek bir özellik değil, daha geniş ürün yelpazesi, dayanıklılık ve sürdürülebilirliğin birleşimidir. Ve çoğu durumda diğer kaplamalardan daha üstündür.

Sağlık ve Duygusal Esenlik

Mimarlar her zaman tasarladıkları yapıların hatırlanabilir olmasını istediler. Kalıcı olmalarını ve öne çıkmalarını...

Ürün seçimlerini yönlendiren ve nihayetinde onların miraslarını yansıtacak olan başka faktörler de vardır ve bunlar sağlık ve refahı destekleme arzusunu içerir.

Mimarlar, mimari çevre fiziksel özelliklerinin gelişmiş bir zihinsel duruma doğrudan nasıl katkıda bulunduğunu çok uzun zaman önce fark etmişlerdir⁴. Bu nedenle, renk psikolojisi ürün seçiminde giderek artan bir rol oynuyor.

Renkler hareketlidir. Ruhsal olarak üzerimizde önemli bir etkiye sahiptir. İnşa yapı alanları her zaman bir duyguyu, bir ruh halini ifade etmeye çalıştı ve bu da yeniliği teşvik etmeye devam ediyor. Renkler geri geliyor ve renk yelpazesi genişliyor. Rengin nasıl kullanıldığı elbette yapının işlevine ve bir mimarın ne söylemek istediğine bağlıdır,hem şimdi hem de gelecekte. Renkler yapı tasarımının bir kısmında denge sağlamak veya vurgulamak için bütün yada kontrast olarak kullanır.

Bird’s Nest Stadyumu

Resmi adı Ulusal Stadyum olan Bird’s Nest Stadyumu Pekin, Stefan Marbach,Ai WeiWei ve Li Xinggang ile birlikte mimar Jacques Herzog ve Pierre de Meuron tarafından tasarlandı. Stadyum 91.000 kişi kapasitelidir ve 2008 Yaz Olimpiyatları için özel olarak tasarlanmıştır. Stadyumun iki bağımsız yapısı bulunuyor. Aralarında 15 metre mesafe bulunan kırmızı beton arena ve etrafındaki dış çelik kafes. İç kafes her biri 1,000 tondan oluşan simetrik 24 adet kolon tarafından destekleniyor.

Çevrenin Önemi

Yapının bulunduğu çevre önemlidir. Renk seçimleri bulunulan çevreyi yansıtabilmelidir. Örneğin bir hastane binası hem içte hem de dış cephede yatıştırıcı ve sakinleştirici renkler kullanacaktır. Renk, bir şirketin markasını, kimliğini veya özgün tarzını tanıtmak için de kullanılabilir. Her şey mimarın yapıda ne başarmak istediğine bağlıdır.

Soru, mimarların bir şehirdeki veya kırsaldaki yapılı bir çevre arasındaki farkları anlayıp anlamadıkları yada bir binanın uyum sağlamak mı yoksa göze çarpmasını mı istedikleri değildir. Tüm bunların farkındadırlar. Soru, bir toz boyanın istenen hedeflere ulaşmalarına yardımcı olup olmayacağıdır.

Tüm bu etkenler, üreticilere ürünlerini daha da geliştirmeleri ve renk seçeneklerini arttırmaları için ilham veriyor ve onları yönlendiriyor. Renkler ve nasıl kullanıldıkları tipik olarak sosyal ve kültürel eğilimleri yansıtır, bu nedenle doğa ile daha dengeli olan renkler de çok talep görmektedir.

AkzoNobel⁵ tarafından yapılan son araştırmalar, insanların en çok ihtiyaç duyduğu şeyin ayaklarının altındaki zemini hissetmek olduğunu gösteriyor. Sıcak ve topraklayıcı nötr tonlar, değişimi kucaklamak için bize cesaret verir ve bunlar toz boya pazarına özgü renklere ve yüzeylere dönüştürülür. Sadelik içeren şeylerden sağlanan konfor; kendimizi ifade etmemiz, inandığımız şeylerin arkasında durmamız ve geçmişten geleceğe yeni bağlantılar kurmamız için bizi cesaretlendirir.

Diğer sektörlerde görülen renkler - örneğin tüketici elektroniğinde veya arabalarda -benzer şekilde binalar için dönüştürülüyor. Renkler 'döngüseldir' ve bir dereceye kadar moda sektörüne girer / çıkarlar; ancak burada her zaman incelikli gelişmeler olur ve mimarlar sürekli olarak yeni bir şeyler ararlar. Bu, üreticilerin asla yerinde duramayacağı anlamına gelir.

Baştan sona yenilikler

Herşey sadece renkle ilgili değildir,yüzey bitişleride çok önemlidir. Boyanın performansı yüzey bitişinin ‘nasıl göründüğü’ kadar ‘fonksiyonelliği’ ve zamanla çizilip çizilmeyeceği yada renk kayıplarının ne düzeyde olacağıyla ilgilidir. Boyanın dokusu, rengi kadar önemlidir hatta bazı durumlarda daha da önemli olabilir.

Örneğin, eskiden toz boyayla ilişkilendirilen "portakal kabuğu" yüzey bitişi son zamanlarda yeni ürün geliştirmenin odak noktası olmuştur, daha pürüzsüz efektler artık mevcut. Çizilmeye karşı dayanık gösteren yüzeyler, çok ince pütürlü dokular ve renk stabilitesini koruyan yüzey bitişleri gibi, derin mat yüzeyler ve yumuşak dokunuşlu yüzeylerde trendde.

Önemli bir trend kesinlikle ‘detay’ ile ilgilidir. Sıcak renkli metalik boyalar tasarımları dönüştürmeye,şeffaflığı ve ışığı yansıtmaya, ve cam gibi yeni yapı malzemelerine karşı olmak yerine onlarla uyum içinde daha estetik ve dayanıklı inşa edilen ortamlar yaratmaya yardımcı oluyor.

Diğer bir önemli trend, yalnızca üstün dayanımlı olmakla kalmayıp, aynı zamanda çizilmeye direnebilen ve bükülürken alt yüzey ile "esneyebilen" toz boya ürünlere yöneliktir.

Mimarlara ve uygulamacılara artık mimari bileşenlerin (pencere doğramaları,kapılar,panjurlar vb) çizilmesi,taşıma ve montaj aşamasında zarar görmesi yada uygulama sonrası bükümleme esnasında çatlamalar oluşması konularında endişelenmelerine gerek kalmayacak yeni kapılar açıyor.

Sagrada Familia

Sagrada Familia, İspanya, Katalonya, Barselona'nın Eixample bölgesinde bulunan bir bazilikadır. Sagrada Familia, mimar Antoni Gaudi tarafından tasarlanan ve insanlar tarafından halk için sloganıyla tanıtılan eşi benzeri olmayan bir tapınaktır. 135 yıl önce temeli atılan bazilikanın 2026’da tamamlanması bekleniyor. Yapının inşaatı, İspanya İç Savaşı da dahil olmak üzere birçok büyük olay nedeniyle zaman zaman askıya alındı.

Günümüzün gelişmeleri

COVID-19, 2020'de manşetlere hükmetti ve toz boya endüstrisi de dahil olmak üzere modern yaşamın her yönünü etkiledi. Toz boyalarda anti-mikrobiyal (AM) katkı maddeleri yeni bir şey değil, ancak pazarda nasıl konumlandırılmaya başlandığı ilginç bir gelişme. Bakteri ve küf oluşumunu önlemeye yardımcı olan ve dolayısıyla daha hijyenik bir ortam

fikrini destekleyen anti-mikrobiyal özelliklere sahip toz boya kaplama sistemleri, COVID-19 sonrası dünyada giderek daha önemli hale geliyor ve kişinin sağlığını ve refahını korumaya yönelik başka bir bakış açısı getiriyor.

Göreceli olarak daha önemli bir gelişme ise binaları daha iyi enerji tasarruflu hale getirmeye yardımcı olabilecek direkt olarak sürdürebilirlii etkileyen türde toz boya ürünlerinin geliştirilmesidir.

Güneş ışınlarını binanın dışından geri yansıtarak (reflekte ederek) binaları daha serin tutmaya yardımcı olan ve böylece soğutma ile ilgili enerji ihtiyaçlarını azaltan ısı yansıtıcı teknolojili toz boyalar mevcuttur.

Bu toz boyalar, kızılötesi ışığın yönünü değiştiren yansıtıcı bir pigment içerir - ve dolayısıyla güneşin ısısını – boyanın uygulandığı herhangi bir yüzey, kentsel ısı adası etkisini azaltmaya yardımcı olur.

Matrex

Moskova'nın Skolkovo İş ve Teknoloji Parkı'nda bulunan fütüristik bir "piramit" olan Matrex, start up’lar için ofis alanı, sergi alanı, konferans merkezi, restoran, fitness merkezi ve hatta bir müze içeren karma kullanımlı bir ticari binadır. Vizyoner Rus mimar Boris Bernaskoni tarafından tasarlanan çarpıcı monolitik, piramidal yapı cam cephe ile kaplanmıştır.

Dış kısım; yalnızca bina içeriden yüksek oranda aydınlatıldığında, geceleri açıkça görülebilen Matruşka Bebeği şeklinde çok daha yumuşak geçişli ve kıvrımlı bir iç mekanı gizler.

Geleceği Düşünmek

Önümüzdeki birkaç yıl içinde toz boya pazarı nasıl gelişecek ve inovasyon mimarların gelecekteki tasarımlarını desteklemede hangi rolü oynayacak?

Son araştırmalara göre⁶ ; küresel toz boya pazar büyüklüğünün (mimari dahil) 2026 yılına kadar 15 milyar ABD Doları'na ve % 6,8'lik bir YBBO(Bileşik Yıllık Büyüme Oranı)'ya ulaşacağı tahmin ediliyor. Raporun yazarları, büyümenin sebebinin toz boyanın çevreye daha az zararlı olması nedeniyle sıvı kaplamalardan toza geçiş kaynaklı olduğunu belirtiyorlar. Sıvı kaplamaların maliyeti de gözden düşmesindeki bir diğer etken. Tüm diğer kaplamalar da dahil olmak üzere küresel dış mimari kaplamalar pazar büyüklüğü 2017'de 20,92 milyar dolar olarak değerlendirildi ve 2025'te 29 milyar doları aşması bekleniyor.⁷

2025 ve sonrasına baktığımızda, Kuzey Amerika'da toz boya kullanımının çok daha fazla ilgi çekmesini,etki kazanmasını ve pazarın araştırma tahminleri doğrultusunda büyümeye devam etmesini bekliyoruz. İnşaat talebi artıyor. Merkezinde sürdürülebilirlik olan yeni şehirler inşa edilmeye devam edecek.

COVID-19'un gelecekteki ticari alanların inşasını önemli ölçüde etkileyeceğine dair raporlardan belki de henüz ikna olmuyoruz; Şu anki zaman aralığı geçici mi yoksa bir trend mi olacağını söylemek için henüz çok erken, ancak eski haline dönmesi daha olası.

Ayrıca üreticilerin Ar-Ge'ye önemli ölçüde yatırım yapmaya devam ettiğini, daha pürüzsüz yüzeyler ve daha iyi dış dayanıma, çizilmeye karşı dirence, esnekliğe ve performansa sahip ürünler geliştirdiğini, yeni ultra mat yüzeylerde dahil olmak üzere bu tür ürünlerle ilişkili zafiyetlerin üstesinden gelmelerini bekliyoruz.

Küreselleşme bazıları için bir meydan okuma ve bazıları için;özellikle küresel ölçekli üreticiler de bir fırsat olmaya devam edecektir. New York’ta bir mimarın talep ettiği gereklilikleri karşılayan,cephesi İtalya’da üretilecek ve Tayland’ta boyanacak Orta Doğu’da yer alan bir bina için aynı ürünü tüm bölgelerde teknik açıdan aynı özelliklerde sunmak belirli bir kabiliyet gerektirecektir.

Gelecekteki Enerji

Beklenti bir şeydir,umut etmek başka birşey. Toz boyaların bir binanın enerji grafiğine nasıl katkıda bulunabileceğine ve hatta güneş ışığını elektriğe nasıl dönüştürebileceğine dair daha fazla araştırma görmeyi umuyoruz. Toz boya üretiminin daha az enerji sarfiyatı ile yapıldığını görmek istiyoruz. Toz boyanın fırınlarda 170 ila 230 derece arasında kürlenmesi gerekiyor ve bu sıcaklıkların düşmesini hem umuyoruz hem de bekliyoruz.

Aslında, bu zaten olan birşey; piyasada daha düşük sıcaklıklarda (150 - 170 derece arasında) kürlenmeyi sağlayan bazı ürünler bulunmaktadır. Bu sadece enerji tasarrufu sağlamakla kalmaz, aynı zamanda üretkenliği de artırır ve yapısı gereği çevreye karşı daha duyarlıdır.

Ve toz boya üreticileri, hem üreticiler hem de son kullanıcılar için yeni olanaklar dünyasının kapılarını açabilecek daha da düşük kürlenme sıcaklıklarına doğru ilerliyor. Bu, bir dizi farklı yüzeyi tozla kaplayabilmek anlamına gelir - toz boyaların geleceği için tüm endüstrilerde ve özellikle mimari alanda heyecan verici bir olasılık.

Şehirleri, toplulukları ve binaları daha sürdürülebilir kılmak, her bir mimarın kalıcı mirasıdır. Bunu stille ve bir binayı gerçekten ilham verici kılan renk ve efektle yapmak, toz boyanın sunmaya yardımcı olabileceği bir ütopyadır.

Toz boya teknolojisinde yeni ve gelecekteki gelişmeler

Interpon, mimarların küresel sahnede öne çıkmasına yardımcı olan yenilikçi ve sürdürülebilir toz boyalar geliştirerek mimari çevrede miras yaratmaya kararlıdır.

Interpon D Structura Flex: Mimari toz kaplamaları kullananlar, normal de süper dış dayanımlı veya esnek bir ürün uygulaması arasında seçim yapmak zorundadır. Interpon D2525 Structura Flex, süper dış dayanımlı kaplamaların hava şartlarına dayanıklılığını standart dış dayanımlı sistemlerin mekanik performans avantajlarıyla birleştiren ilk ve tek toz boyadır. Son yenilikten önceki dönemde, bir kaplamanın dış dayanımı ne kadar yüksekse, esnekliği o kadar düşüktü. Bu, bir metal parçasının önceden kaplanması ve daha sonra bükülmesi veya şekillendirilmesi gerektiği durumlarda, daha yüksek esneklik (çatlamayı önlemek için) sunacağı için genellikle standart dış dayanımlı toz kaplamanın kullanılacağı anlamına geliyordu.

Spesifikasyon uzmanları ve mimarlar giderek daha fazla dış dayanımı yüksek malzemeleri tercih ediyorlar ve bu nedenle özellikle bu yılın sonlarında piyasaya sürülen yeni nesil Flex teknolojisi ile daha fazla yüzey ve gelişmiş seçeneklerle ilgileneceklerdir.

Interpon D X-Pro: mimari pazar için yenilikçi, çizilmeye direnci yüksek yeni bir toz boya teknolojisidir. Mimari toz boya grubuna yakın zamanda eklenen yeni ürün, iki farklı ürün serisinde sunulmaktadır: standart dış dayanımlı Interpon D1036 ve süper dış dayanımlı Interpon D2525. Interpon D, dış dayanımıyla zaten biliniyordu ve şimdi yeteneklerine çizilmeye karşı direnç çözümü ekleniyor. Interpon D X-Pro nakliye, montaj ve kullanım sırasında aşınmalara karşı daha dirençlidir,böylelikle sahada rötuş ihtiyacını en aza indirir.

Interpon’un yenilikçi ve sürdürülebilir toz boyaları hakkında daha fazlasını www.interpon.com adresinde keşfedin.

__________________________

¹ BBC Future Planet -12 June 2020

² Çevresel Ürün Beyanı. (EPD).AkzoNobel, mimari toz boya yelpazesi (Interpon D1000, D2000 ve D3000) için EPD'ye sahip ilk küresel toz boya tedarikçisidir.

³ LEED – Leadership in Energy and Environmental Design

⁴ Kaynak: UKGBC – Health and Wellbeing

⁵AkzoNobel Araştırma Eylül 2020. AkzoNobel’in 2021 Yılın Rengi Brave Ground

⁶ Fortune Business Insight report Nisan 2020

⁷ Adroit Market Research