Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız. Gizlilik ve Kullanım
Yapı Malzemeleri Ve İnşaat Sektöründe Pazarlama

Yapı Malzemeleri Ve İnşaat Sektöründe Pazarlama

Yapı malzemeleri söz konusu olduğunda sektörel firmaların varlıklarının önemli bir kısmı pazarlama faaliyetlerine ayrılır.

Özellikle pazarlama tanıtımı konusunda gerek dijital ve/veya konvansiyonel,  gerekse de kurumsal ve/veya kitlesel birçok kanalda ilerlemek ve firmanın varlığını doğru biçimde dışa vuracak seçimler yapmak önemli. Dergilere ilan vermek, fuarlara katılmak, etkinliklere sponsor olmak, dijital pazarlama araçlarını kullanmak, kendi pazarlama enstrümanlarını kullanmak, malzemeden basın haberleşmesine, sponsorluktan promosyon çalışmalarına kadar çok geniş bir faaliyet yelpazesini ifade etmekte.

İnşaat, yapı malzeme ve mimarlık-iç mimarlık firmalarının da yer aldığı sektörün tümü, tanıtım ve pazarlama anlamında yenilikleri yeterince takip etmeyen bir sektör olarak tanımlanabilir. Özellikle rekabetin bu kadar yoğun olduğu bu sektörde fark yaratmak için gerçekten doğru adımları izlemek ve doğru partnerlerle eşgüdümlü gitmek çok önemli. Daha da açıklayıcı olmak gerekirse ürünün veya hizmetin çok iyi ve kaliteli olması müşteri bulmak için yeterli değil çoğu zaman. Tasarımcıların da genetiğinde olan, iyi tasarım yapmanın ürünün kullanılabilirliği veya satın alınabilirliği açısından yeterli olması yanılgısı, yapı sektörünün de tam kalbinde. Pazarlama odaklılık yerine üretim odaklılık sözkonusu ve ne yazık ki ikisine de ihtiyaç olduğunu algılayabilmek uzun yıllar aldı.

Yapı sektöründe bu algıyı değiştiren en önemli faaliyetlerden biri fuarlar oldu; sektör, fuarların çeşitliliği açısından rekabeti, birarada var olmaya evirdi. Biri varsa öbürünün de “boy göstermesi” gerekliliği, sergileme bazlı pazarlama bütçe kaleminin baş aktörü oldu.

Diğer yandan Has Mimarlık Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Doğan Hasol’un da belirttiği gibi ekonomik krizlere ilk giren ve en son çıkan inşaat sektörü ekonomik belirsizliklerde en belirgin kararsızlığın da yaşandığı sektör. Bu da pazarlama yatırımlarının ilk kesilen kalem olmasının altında yatan gerçek.

 

Kendisine has yapısı ve özellikleri dolayısıyla inşaat sektörü, üretim ve hizmet sektörünün ikisinden de bazı özelliklere sahiptir ama ikisine de tam olarak benzemez. Bu yüzden inşaat için uygulanacak pazarlama yönteminin de diğer sektörler ile benzer yanları olması ama farklı bir takım seçenekler ortaya koyması gerekmekte (Makinde, 2006). Sözkonusu araştırmanın bazı çarpıcı tanımlama ve verileri aşağıdaki gibidir:

  • İnşaat ürünü kavramını sektörde bulunan çeşitli tarafların tanımlamaları birbirinden farklı olacaktır. Örneğin, yüklenici açısından ürün, yapılan bina ve mühendislik hizmetlerini kapsar (Mochtar, 2004).
  • Malsahibi açısından ise ürün, tasarım aşamasında ne ise bittiğinde de o olan inşaat yapısıdır (Clough ve Sears, 1994).
  • Firmalar sadece tüketicinin istediği malı belirleyip bunun hammaddesini üretip, ürünü tüketiciye sunarak başarıya ulaşamaz. Sayılan işlemlerin çoğunu rakipleri de gerçekleştirecektir.
  • İnşaat firması için pazarlama demek genel itibariyle müşterileri firmanın yaptığı işlerden haberdar etmek, uzmanlık alanı ve yapabileceği işler konusunda bilgilendirmek demektir.
  • Üretim ve hizmet sektörlerinde satış artırıcı çabalar olarak tanımlanan tutundurma, inşaat sektöründe kolay olmasa da benzer şekillerde mümkündür (Makinde, 2006).
  • İnşaat sektörü için yer, yapının nereye yapılacağı, mühendislik hizmetinin nerede verileceği veya inşaat firmasının konumlandığı coğrafi yer (pazar) anlamlarına gelebilir. Malzemelerini veya hizmetini inşaat sahasına daha kısa zamanda ve daha ucuza getirebilen firma üstünlük kazanacaktır. Bunun yanında yakınlardaki bir işe girmek, yerel firmalar için tanınmışlıktan ve bölgeye hâkim olmaktan kaynaklanan bir üstünlük daha verir (Makinde, 2006).
  • İnşaatın yapıldığı bölgede yerel ofisleri bulunan firmaların inşaat ihalelerini kazanma ihtimallerinin, olmayanlara göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla paralel olarak, yerel ofisleri bulunmayan firmalar yabancı ülkelere iş yapmak için gittiklerinde, bir takım yasal ve bürokratik engellerle karşılaşabilmektedirler (Ling ve diğ., 2005).
  • Belki de diğer hiçbir endüstri dalında olmadığı gibi, inşaat sektörünün her aşaması insana dayalıdır. İnsan öğesi inşaat işlerinde göz ardı edilmesi imkânsız bir bileşendir. Bu durum, insana özgü özellikler olan duygusal davranma, hata yapabilme gibi gerçekleri ortaya çıkarmaktadır. İnsan ilişkilerinin iyi olması, inşaat işlerinden memnun kalınması halinde fiyat fazla olsa bile tercih edilebilmeyi, memnuniyetsizlik halinde ise yarı fiyat verilse dahi tercih edilmemeyi beraberinde getirebilmektedir (Makinde, 2006).