Yapı Kataloğu - Nitelikli Mekan Yaratma Platformu

Bize Ulaşın +90 (850) 303 27 83
Yapı Sektöründe Geri Dönüşüm Ne Kadar Mümkün?

Yapı Sektöründe Geri Dönüşüm Ne Kadar Mümkün?

Büyük kuruluşların kamuoyu oluşturarak herkesi harekete geçirebildiği, endüstri sahalarının üretim safhalarındaki doğru hamlelerle çeşitli adımların atıldığı geri dönüşüm kavramı, bireysel olarak da ilgi çekiyor.

Bireyler; çevre, gezegen sağlığı ve ekoloji hakkında son zamanlarda daha da farkındalık sahibi olarak kendi geri dönüşüm eylemlerini gerçekleştirebiliyorlar. Bunda, bireysel geri dönüşümün her zaman yapılandan farklı olarak plastik şişeleri ortak çöpe değil de dönüşüm kutularına atmak, camları ve her zaman kullandığımız kağıtları ilgili yerlere teslim etmek gibi nispeten çok zahmetli sayılmayan eylemleri kapsaması da oldukça sonuçları açısından oldukça etkili. Duyarlı ve konu hakkında bilgi sahibi bireyler ellerinden geldiğince dönüşüm yaparak gezegen ve çevre sağlığına katkıda bulunmak istiyorlar. 

Fakat geri dönüşümün son yıllarda tanıtım materyallerine konu edilmesi, büyük şirketlerin bu konuda adım attıklarını duyurması gibi popüler kültürü de etkileyen bir malzeme haline gelmesi sonucunda insanların kafasında iki farklı ihtimal ve soru işareti bulunuyor: Geri dönüşüm şişirilmiş bir balon mu? Geri dönüşmesi ve gezegene daha az atık bırakabilmek amacı ile ayrıştırdığımız plastikler, kağıtlar ve diğer malzemeler gerçekten hatırı sayılır bir biçimde dönüşüyor mu?

Peki ya, atık çıkarma konusunda bilinçli olunup iyi adımlar atıldığı takdirde çok şeyin değişebileceği ve malzemelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması hakkında oldukça önemli bir sektör olan yapı sektöründe işler nasıl yürüyor? 

Geri Dönüşümün Yapı Sektörüne Etkisi

Yapı sektörü, özellikle ham maddenin en çok tüketildiği sektörler arasında ilk sıralarda sayılabilir. İnşaatlar sırasında tercih edilen malzemeler ve zayiatların çıkardığı atık malzemeler kapladığı yer ve üretimi sırasında da harcanan içerik doğrultusunda, mümkün olduğunca geri dönüştürülmüş malzemeden oluşsaydı ne olurdu?

Yapıların inşası esnasında beton, asfalt, çatı atıkları, alüminyum ve ahşap gibi sıklıkla kullanılan malzemeler faydalı adımlarla geri dönüşerek yeniden kullanıldığında yeni kaynaklar oluşturabilecekken, atık sınıfına dahil edilmekte… Halbuki bu malzemelerin geri dönüştürülmesi ham madde kaynaklarını önemli ölçüde etkileyebilir.

Yapı Sektörünün Temel Taşı: Betonun ve Çeliğin Dönüşümü

Yapı sektöründe en sık tercih edilen malzemelerden biri olan betonun dönüşümü, yıkımı gerçekleşecek bir binadan elde edilen eski betonun kırılarak agrega veya zemin altı yol malzemesi olarak yeniden kullanıma sokulması ile gerçekleşiyor. Dönüşürken malzeme performansından bir şey kaybetmeyen bir malzeme olması, betonu yapı sektöründe geri dönüşüm için ideal bir malzeme haline getiriyor. Agrega veya zemin altı malzemesi olarak kullanılabilmesinin yanı sıra beton, inşaatlarda dolgu malzemesi olarak da tercih edilebiliyor.

Betonun yeniden kullanıma sokulması için ekstra bir işleme çok da gerek duyulmaması ile birlikte kullanılmış çelik de malzeme olarak oldukça değerlidir. Demir ve karbon alaşımı olan çelik, üretim aşamasında ısı üretebilmek için çok fazla enerji sağlayan bir bileşen olmasına rağmen, geri dönüştürülürken ham maddenin %90, enerji kaynaklarının %74 oranında korunduğu ve su tüketiminin ilk üretimden %40 daha az olduğu araştırmalar sonucunda belirtilmektedir. Ayrıca uzun ömürlü bir malzeme olması, çeliği uzun yıllar sahada tutarak çevreye katkısı yüksek bir malzeme sınıfına sokar.

Yapı Sektörünün Diğer Elemanları

Yapı sektöründe alüminyum konusunda ise şimdiye dek üretilmiş olan 1 milyar ton alüminyumun %75’inin ergitilmiş dönüşüm payı olduğu bilinmektedir. Alüminyum, sınırsız sayıda ve kolaylıkla geri dönüştürülebilir. Üstelik birden fazla dönüştüğünde dahi enerji harcamaları %95 daha az gerçekleşmektedir.

Alçı ise yapı sektöründe geri dönüşüme izin veren ve sık kullanıldığı için, geri dönüşüme uygun değerlendirildiği takdirde kaynak kullanımına yüksek faydası dokunacak bir diğer inşaat malzemesidir. Alüminyum gibi sınırsızca dönüştürülebilen alçı, levha ve blokların ham maddelerinin kimyasal bileşimi değişmediğinden tekrar tekrar kullanılabilmektedir. 

 

Tüm bu bileşenlerin sonucunda yapım maliyetlerinin düşürülmesi, enerji kaynaklarının sürdürülebilir bir hale dönüşmesi gibi sebeplerle yapı sektöründe malzemeleri tek kullanım ile sınırlandırmak yerine malzemenin doğası elverdiğince dönüşüme ve kullanım ağına sokmanın imkansız olmadığı görülebilmektedir. Hatta yapımı sırasında doğaya, çevreye zarar vermeyecek malzemeler ve geri dönüştürülmüş ürünlerin tercih edildiği yeni nesil sertifikalı yapılara yeşil bina adı verilmektedir. Yeşil binaların üretimindeki yalıtım malzemeleri, beton ve tuğla gibi içeriklerin %80’inin, çeliğin %65’inin ve camların %21’inin geri dönüştürülmüş malzemelerden oluştuğu biliniyor.

Yapılan araştırmalar sonucunda yalnızca 185 metrekarelik bir evin inşası sırasında 3,5 tondan fazla atığın ortaya çıktığı görülüyor. Pek azımsanmayacak orandaki bu sayılar göz önüne alındığında sektör profesyonellerinin üzerine, bilinçlendirme ve yapı sektörü politikaları konusunda da çok iş düşüyor diyebiliriz.


Kaynakça: surdurulebilirmalzemeler.com, mint.ist, yalova.csb.gov.tr, ekoyapidergisi.org