Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Sayfamızı ziyarete devam ederek çerez kullanımını onaylamış olacaksınız. Gizlilik Politikası ve KVKK
Okullara Geri Dönüşün Mimarlığa Etkileri

Okullara Geri Dönüşün Mimarlığa Etkileri

Pandemi süreciyle birlikte, fiziksel mekandan uzaklaşan eğitim; öğrencilerin ekran önünden derslere katılabildikleri yeni bir öğrenme sürecine dönüştü. Ancak yakın zamanda yapılan açıklamalar ile bu sene öğrencilerin yeni dönemde derslere okullarından katılabilecekleri belirtildi.

Böylece 1,5 yıldır uzaklaşılan öğrenci merkezli, iş birlikçi, etkileşim içeren, uygulamalı öğretim geri döndü. Üzerine düşünülmüş planlamalarla okullar; öğretmenler, öğrenciler ve onlar için endişelenen veliler için güvenli olacak şekilde geri açılıyor. Yakın zamanda yüz yüze eğitime başlanılan okulların iyileştirilmesi ve yeni eğitim kurumları tasarımları şu anda mimarlık sektörü için önem arz eden başlıca konuları oluşturuyor.

Image: SITU

  • Eski Okul Binalarının İyileştirilmesi 

Binalardaki eski fonksiyonların yeniden düşünülmesi ve tasarım çözümleri üretilmesiyle iyileştirme sağlanabilir. Bulaşıcı hastalıklara başa çıkmak için herkesin bilgi sahibi olduğu sosyal mesafe ve el dezenfekte etme sistemi, sağlıklı ortamlar oluşturmada ve okulları mevcut korona virüsüne dayanıklı hale getirmede tasarımcıların dikkatlerini vereceği iki önemli konudur. 

Okulun yeni işlevlerinin başında sosyal mesafeli öğrenme alanları geliyor. Sınıfların pandemi öncesi döneme göre kalabalıktan uzak tutulması gerekiyor. Maalesef her okulun bunun için imkanı olmayabilir bu nedenle spor salonları, kütüphaneler ve konferans salonları gibi ders sırasında işlevsiz alanlar sınıf yerine kullanılabilir. Sınıfların içine fiziksel saydam bölücülerin eklenmesi de bu konuda yardımcı olabilir. Sağlıklı okul için; sınıfların, kapalı alanların havalandırmasını iyileştirmek enfeksiyon riskini azaltır ve öğrencilerin temiz hava almalarını sağlar. 

Yapılan araştırmalara göre virüsler, yüzeylerde havadan olduğundan daha fazla bulaşma riski taşıyor. Hands-Free teknolojisinin okula adapte edilmesiyle daha az temas oluşturulur ve otomatikleşme artabilir. Zeminlere ve duvarlara işlenen uyarı ilanları ise öğrencilere yapmaları gerekenleri hatırlatmaya yardımcı olabilir. Diğer yeni işlev ise hastalık belirtisi gösteren öğrencilerin acil izolasyonu için bir alan oluşturmaktır.

İç mekanlar yerine açık alanları kullanmak, virüsün yayılmasını engelleyebilir. Okul bahçeleri, rekreasyon ve oyun alanları gibi fiziksel çevreler, dönem boyunca sağlıklı bir süreç için hem çocukların hem gençlerin ihtiyacı olan yerlerdir. Eğer okul tadilat yapabilecek bir bütçeye sahipse yarı açık mekanlar veranda ve saçaklar kullanılarak oluşturulabilir. Yeni ihtiyaç alanlarından biri olan HES kodu, aşı kartı ve ateş kontrolleri bu alanlarda gerçekleştirilebilir. Dış mekanların iyileştirilmeye ihtiyacı bulunmaktadır. Yabancı ülkelerin çalışmalarına baktığımızda Curl la Tourelle Head Mimarlık açık hava açılır kapanır çadır sınıf konsepti geliştirmiştir. Bu tarz inşaat maliyeti olmayan, hızlı üretilen ve ekonomik fikirler açık alanlarda kolaylıkla uygulanabilir. 

Image: Archdaily

  • Yeni Okul Tasarımları

‘’Geleceğin okulu sürdürülebilir olmalı ve aynı zamanda yeni koronavirüs sonrası gereksinimleri karşılayabilmelidir. Modüler tasarım olarak, doğal malzemelerden ve düşük maliyetli yapım tekniklerinden yapılmış, doğaya açık, kapsayıcı dış mekanlar içermelidir. Oldukça esnek olmalı, farklı işlevlere ve programlara uyarlanabilmeli ve tüm topluluğa çeşitli faydalar sağlayarak, çevre kentsel alanların yeniden nitelendirilmesi için bir başlangıç ​​noktası haline gelmelidir." ’Valentino Gareri

Okul binalarında geçici çözümler yerine yeni tasarımlarla kalıcı çözümler üretilmelidir. Özellikle pandemi ile birlikte okullarda çok daha fazla açık alana ihtiyaç olduğu görülmüştür. Kompakt ve bütüncül binalar yerine parçalı bir bina tasarımına yönelmek; doğaya açık mekanlar, spor ve oyun alanları, açık hava sınıfları gibi işlevler için imkan sağlar böylece okulda bulunan kişilerin sağlığı, güvenliği ve refahı korunur. 

Sağlıklı ortamlar yaratmak için diğer bir konu ise enfeksiyonu önleyecek iç mekan iyileştirmeleridir. Bunun için iç hava kalitesi önemli rol oynamaktadır. Mekanik hava filtreleme ve HVAC (Heating, Ventilating, Air Conditioning) sistemleri taze hava sağlar. Doğru havalandırmayla bina içindeki hava sirkülasyonu kesilip, dışardaki hava içeriye getirilebilir. Havalandırma ne kadar iyi olursa olsun, yeni plan çözümleri kaçınılmazdır. Güvenli öğrenim alanları için esneklik artık lüks değil ihtiyaç olmaktadır ve plan çözümlerinde bu yeni bir bakış açısı getirecektir.

Image: Gensler

Yeni tasarımlarda hem temizlenmesi kolay hem de çevre dostu malzemeler önemli rol oynamaktadır. Temzlik için harcanan kimyasallar çevremize zarar verdiği bilinmektedir. Yapı malzemeleri seçiminde hijyenik tercihler yapılablir; virüs karşıtı yüzey kaplamalarına nano, granit  titanyum dioksit kaplamalar örnek verilebilir. Granitin kolay temizlenme özelliği vardır. Lotus bitkisinden ilham alan nano kaplamalar ise kendi kendini ve havadaki zararlı bileşenleri yok ederek havayı temizler. Lotus bitkisinin sahip olduğu süperhidrofolik yapısı, suyu püskürtür.  Titanyum dioksit kaplaması ile camların kendini temizleyebilme özelliği vardır. Özel olarak tasarlanmış kendi kendini temizleyebilen seramik malzemeler de bulunmaktadır. 

Eğitim iletişimsel bir aktivitedir ve sağlığımız için takmak durumunda olduğumuz maskeler bunu engellemektedir. Sınıflarda öğrencilerin arasına paneller yerleştirilebilir, eğitim mekanları maskenin zorunlu olmadığı ancak hijyenin dikkat edildiği tasarımlara sahip olabilir. 

Yaşamımızın her alanı, pandemi sonrasında değişirken eğitim yapılarının da değişeceği kaçınılamaz bir durumdur. Okulların açılması ve yüz yüze eğitimin aksamadan devam etmesi için mimarlık dünyası da pandemi sonrası eğitim yapıları tasarımları üzerine her geçen gün kendini güncelleyerek geliştirmektedir. 

Kaynakça: 

Architect Magazine, Architectural Digest, Spaces4Learning, Archdaily, Archdesign 

--

Elif DEMİRCİ

Kocaeli Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık bölümü öğrencisi olan Elif Demirci için mimarlık alanında olup biten bütün tüm işleri, malzemeleri, projeleri incelemek ve karşı tarafa yazı yoluyla anlatmak büyük bir tutku. İnsanlara araştırdıklarını, öğrendiklerini aktarabilmek için çok okuyan ve yazan Demirc'nin hedefi, mezuniyetinin ardından editörlük alanında ilerleyerek bu alanda kariyer yapmak.