Daha Yeşil Binalar için Malzemelerde Yenilikler

Daha Yeşil Binalar için Malzemelerde Yenilikler

Dünyamızın geleceği bugün hiç şüphesiz en önemli ve üzerine düşündüğümüz konulardan bir tanesi. İnşaat ve mimarlık sektörlerinin projelere yaklaşımındaki büyük değişiklik de bu açıdan düşünürsek hiç de şaşırtıcı değil. Daha sürdürülebilir bir gelecek için daha çok çevre bilincine sahip olmamız gerekiyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programına göre, binalar küresel enerji kullanımının neredeyse yarısından sorumludur. Ayrıca sera gazı emisyonlarının %40'ından sorumludurlar, içilebilir suyun %25'ini tüketirler ve gelişmiş ülkelerde üretilen tüm katı atıkların %20'sini oluştururlar. Gezegenin geleceği söz konusu olduğunda, mimarların yüksek inovasyon ile bütünleşen tasarımlar ortaya koyduğunu görürüz. Buna ek olarak, yeşil yapı malzemeleri pazarının 2020'de 254 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor ve bu sektörün hızla gelişme kaydettiği de açık.

Fakat bütün bunlar gerçekte ne anlama geliyor? Çok uzak olmayan bir gelecekte binalar neye benzeyecek? Ve bunun gerçekten çevremiz üzerindeki etkisi ne olacak?

Sahneye Çıkacak Yeni Malzemeler

Yenilikçi malzemeler ve yapım teknikleri önümüzdeki yıllarda sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Örneğin, iç mekanı gölgelendirmek ve ısının dış ortamdan geçmesini engellemek için kendi kendini renklendiren akıllı camlar bunlardan sadece biri. Bu fütüristik yeni malzemenin, elektrik ve ısıya geri yanıt veren elektrokromik ve termokromik olmak üzere iki farklı türü bulunuyor. Her ikisi de binaları iklimlendirme yoluyla soğutma ihtiyacını önemli ölçüde azaltmak için tasarlanmıştır.

İlerleyen yıllarda kullandıkları kadar enerji üreten “net-zero” binaları göreceğiz. Bu akıllı binalar sıfır ekstra maliyetle çalışabilirler. İç mekanlarını ısıtmak ve soğutmak için pasif sistemler kullanırlar.

Mimarlıkla ilgili güncel bir makalade ise mantar miselyumlarının yapı malzemelerinde daha çok kullanılacağı ile ilgili bazı araştırmalar yer alıyor. Bu yeni malzeme teknolojisinin sürdürülebilirliği desteklediği gibi aynı zamanda kaplama ve yalıtım gibi birçok farklı alanda da kullanılabileceği anlatılıyor.

Yeni Bir Yaşam için Eski Malzemeler

Eskiye ve özümüze döndüğümüzde bambu, ahşap gibi doğal yapı elemanlarının yeniden popülerlik kazandığını görüyoruz. Çevreye etkisinin minimum olması ve estetik görünüşleri nedeniyle son günlerde geleneksel ve doğal yapı malzemeleri sıklıkla tercih ediliyorlar. Ayrıca bu çevre dostu malzemeler yapı endüstrisinde tekrar tekrar kullanılabiliyorlar.

Hollandalı bir grup kartondan elde ettikleri bir yapı malzemesini de hem mobilya hem de konut üretiminde kullanıyor. “Wikkelhouse” adını verdikleri projeleri bir araya getirilmiş ve daha sonra folyoya sarılmış 24 katlı oluklu mukavvadan oluşuyor ve gelecek on yıl boyunca manzaralarımıza şekil vermeyi hedefliyor.

Hızlı Tüketime Karşı Yavaş Tasarım

Yaşadığımız mekanlarda geleneksel tasarımlara ve mobilyalara ilgi giderek artmaya başladı. Tıpkı hızla değişen modaya ve tek kullanımlık plastik ürünlere gösterdiğimiz tepki gibi seri üretim mobilyalara karşı da bir tepki içindeyiz.

Yenilikçi bir mobilya tasarımcısı olan Sebastian Cox, ev için sürdürülebilir ürünler üretmenin bir yolu olarak miselyum mobilyalara büyük ilgi duyuyor. Üstün yeteneği sayesinde, kereste ile birlikte mantarların birlikteliğini kullanarak onları mobilyalara aktarıyor. Bu çığır açan yeniliği ve üretim modelini yakın zamanda binalarımızda da görmemiz mümkün.

Gezegeni koruma adına proaktifliğin kesinlikle gerekli olduğu bir zamanda, akıllıca ve  sınırların ötesinde düşünmek hayati önem taşır. Mimarlık ve inşaat dünyasının da bu sorunlara karşı sorumluluk aldığını görmek umut verici. Bu endüstrilerde gösterilen son derece yaratıcı problem çözme çabasını düşündüğünüzde, bizi parlak bir gelecek beklediğini söyleyebiliriz.

Yapı Kataloğu'nda yer alan ekolojik ürünlere buradan ulaşılabilir. 

_________________________

Yazının orijinaline buradan ulaşılabilir.